FETÖ denen ihanet şebekesi, yıllarca bu milletin ekmeğini yiyip devletin imkânlarıyla güçlenirken günün sonunda silahını kendi milletine çevirdi. 15 Temmuz gecesi Türk milletinin iradesini teslim alabileceklerini sandılar, ama karşılarında korkuya teslim olmayan bir millet buldular. O gece hainlerin bütün hesapları bozuldu, maskeleri düştü ve dünyaya önemli bir mesaj verildi: Türk devleti sahipsiz değildir, Türk milleti de esaret kabul etmez. Meclisi bombalayarak, insanlara kurşun sıkarak amaçlarına ulaşacaklarını sananlar tarihin çöplüğüne gömüldü. 15 Temmuz, sadece bir darbe girişiminin bastırılması değil, aynı zamanda milletin hainlere verdiği unutulmaz bir cevaptır.
FETÖ denen o şerefsizler, yıllarca devletin içinde gizlenip, milletin ekmeğini yiyip, en sonunda o ekmeği zehirlemeye kalktılar. Kendi ülkelerine, kendi ordusuna, kendi halkına ihanet ettiler. Okullarda, yurtlarda, camilerde, karakollarda, hatta kendi evlatlarımızı yetiştirdiğimiz kurumların içinde örgütlenip, o karanlık gecede Türkiye’yi bölüp parçalamak istediler.
Ama Allah’tan korkuları yoktu, milletten de korkuları yoktu. Hesap edemedikleri bir şey vardı: Bu milletin vatan sevgisi.
O gece insanlar pijamalarıyla, terlikleriyle sokaklara döküldü. Kadın-erkek, genç-yaşlı, fark etmeden “Allahuekber” nidalarıyla tankların önüne yattı. Bu vatanı FETÖ’cü hainlere teslim etmedik. O şerefsizler darbe yapacaklarını sanırken, asıl darbenin milletin tokadını yediler.
Başaramadılar, başaramayacaklar da. Çünkü bu millet uyandı, bu millet birleşti. O geceden sonra FETÖ’nün bütün yuvaları tek tek temizlendi, temizlenmeye de devam ediyor.
15 Temmuz, bu milletin tarihine şanlı bir direniş olarak yazıldı. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize şifalar diliyorum.
Unutmayacağız, unutturmayacağız. Bu vatan bizim, bu bayrak inmeyecek!